O kendi başına daha güçlüydü kendi sağduyusu onu öyle iyi ayakta tutuyordu ki,acıları ne denli şiddetli ve ne denli tazeyse kararlılığı o denli sarsılmaz,neşeli görünümü o denli değişmezdi.
Jane AUSTEN-Akıl ve Tutku

22 Kasım 2011 Salı

bu blog sanırım ölmüştür hayalet okuyucularım.) Bu blogun yazarı bir nevi ölmüş, yeniden doğmuştur.
Başlı başına bir neo-reenkarnasyon geçirmiştir:)
 so, iyi ömürler ve çooook sevin!

2 Ekim 2011 Pazar

doğrulanan tarot falı

bikaç hafta önce bizim ikizlerden dasiq söylemişti,tarot bakarken bana: hayatında pek çok yenilik yaptın resmen tavırlarını düşüncelerini değiştirdin pek çok konuda,, şu an çok mutlusun ama bi gün bunların hepsinin sallanıcağı bi dönem yaşıyacaksın, sorgulamalar, düşünceler içinde boğulacaksın demişti.. tmm bu kadar edebi söylememiş olabilir ama söyledikleri temel olarak böyleydi:)) Doğru çıktı hayalet okuyucum,,sorguluyorum,buluyorum, değiştiriyorum,sorguluyorum,,, farklı biri olarak uyanıyorum her gün..

27 Eylül 2011 Salı

http://www.youtube.com/watch?v=I2znAqF7_Cw


bu hafta,, bilgisayarı her elime alışımda bi yandan youtubedan hemen açtığım şarkı:)

26 Eylül 2011 Pazartesi

biliyorum saçmaladım. ruh halimi anla diye adının içinde black olan tüm sevdiğim şarkıları yolladım. sonra baktım kirletmişim duvarını. sıkıldım sanırım. naptım ki bugün. 1 dersim vardı. italyanca. ama hep ben cevap verdim biliyo musun, bruno susturdu en sonunda uyuyan kısımm uyanın dedi sınıfa. sonra odayı topladım. borcum vardı,faize binmeden asgari tutarı ödemem gerekiyodu bugün yarın,, kyk kredimi çekmeye karar verdim, bi de ehliyet için harç yatırmam da gerekti, sarıyere indim ama iner inmez bankalar öğle arasına girdi, o sırada kazak giydiğimin farkına bayağı vardım ki zira sıcak; denizin manzarasını, sarıyer parklarını, hayvanlarını güvercinlerini,bana ilginç gelen insanlarını, ilgimi hiç ama hiç çekmiycek derecede soldurdu gözümde. güneş tepemde bekledim 1 saat, güneş saklanınca bulutların ardına üşüdüm, yavaş yavaş çıkarken bulutlardan orada duraklat tuşu olmasını diledim, zira tamamen çıkınca tekrar lanetler ettim. 13.22 gibi ziraat bankasının önüne gitiğimde çoktann kapının önünde kuyruk olmuştu, açıldı, para çektim, halk bankasına harç yatırmam gerekiyordu, sıcak kafama vurmuş olmalı ki 4 kişiye sorduğum halde aynı sokaklarda dolaşıp durdum yine de bulamadım,bulduğumdaysa bekleyen 41 kişi var yazıyordu sıra fişinde. içerde oturacak yer yok, olsa da oturmam zaten, bankada herkes yaşlı,dışarda karşı kaldırımda, bi ford ve volkswagen arasına ilişip yere çöktüm, gölgeydi, o yüzden çok sorun etmedim,  bankanın kapısı  her açıldığında içerdeki işaretli levhadan sıra numaralarnı takip edebiliyodum. Yolda geçen bikaç apaçi tarafından kesildim. bi ara arkamda iki teyze karşılaştı, müziği duraklatıp onları dinledim, iyiyim sen nassılsın,iyiyim işte bizim oğlanla uğraşıyorm okullar açıldı, sen nasılsın bi yaramazlık yok ya,, ilginç değildi, müziği tekrr açtım.Kate nashin merry happysi, bi de modest mouse float on,, O sırada, çok yakınlarda bi caminin olduğundan emin olmamı sağlıyacak kadar yakından ve yüksek sesli sela okunmaya başlandı. Adı sela mı emin değilim, ama hani biri ölünce söyleniyor ya, sonra pek bişey hissetmiyorum sanırım dedim ama karşıdan bastonuyla sanki bilinerek x8 kez yawaşlatılmış boynundaki çizgi çizgi kıkırdakları görünen beli bükülmüş dedeyi izledim, o da duyuyordu selayı ;ama kimbilir o ne hissediyordu, kendi selasının ne kadar olduğunu aklından geçirmiş miydi, yoksa bu zaten hiç aklından çıkmıyor muydu, belki de yıllardır ölümünün her an gelebileceğini düşünmekten bıkmış, her şeyi olacağına bırakmıştı..sence?? veznedeki adam hangi sınıf ehliyet alacağımı sordu, durakladım b dedim emin olmadan sonra adamın yüzünde gelip geçen bi sırıtış sezinledim ve bu araba olayını çok iyi bileceğimii planladım, bir daha kimseyi güldümeyecek kadar, hatta hayran kalınacak kadar. Sürücü kursuna uğradım, dosyayı aldım emniyete randevu alıp teslim etmek üzere,,okula gelen dolmuşa bindim, bi türlü hareket etmemesi güneşin de boğuculuğuyla uyumama sebep oluyordu, annemin telefonuyla kendime geldim,, okulda indim..bankamatikten kredi kartı borcunun asgari miktarını yatırdım, pidebandan zeytinyağlı alıp çimlerde yedim, dün yemek için peşimi bırakmayan kahverengi köpeğin şimdi neden yanımda olduğu halde istifini hiç bozmadan uyumaya devam ettiğini anlamadım,,ödevlerim var, yapmak istemiyorum,,sanırım duşa girsem iyi olucak,, saç maskesi mi sürsem yoksa zeyinyağı mı,, zeytin yağını yatarken süreyim, zira o en az 1 saat saçda durmak ister..bi arkadaşım gülizz derstemisin, acil cevap ver diye mesaj attı hayır dedim, 1 saattir geri dönmedi,,kaloriferleri ne zaman yakacaklar bence oda artık o kadar da sıcak değil..iki tane incir yedim..bir gargamel gördüm...hümeyra, haşimin merdivenini şarkı olarak yorumlamış,,bana komik geldi, ama biraz etkilendim de.radyoilef dinliyorum şimdi,blowing kisses in the wind çalıyor, ama gelen mesajlar yüzünden kesiliyor yayın..şeyy iphonedan dinliyorum da..şimdi duşa giriceğim ya hangi şampuanımı kullansam, birinin kokusunu sevmiyorum, öteki de çok nemlendirmiyor gibi .sanırım biraz sıkıldım,,o yüzden adının içinde black olan sevdiğim ve aklıma gelen tüm şarkıları sana yolladım, ama sen tüm yazımı duvarını kirlettiğinden sanırım silip attın.(

18 Ağustos 2011 Perşembe

sonunda yazmaya başlamayı başardım,zira paylaşmak istediğim tonlarca şey olduğu halde elim gitmiyordu.)
lise hayatımın lanetli hatıraları,(( neden lanetli,,ben lisede ineğin tekiydim okuyucu,şimdi söyleyeceğim şey ile inekliğin bile sınırlarını zorladığımı hemen kavrıycaksınız: 4 yıllık lise hayatım boyunca 5-6 saati geçmiş uykum yoktur sanırım, ödev yok sınav yok ama ben hep çalışırdım hep !--neyse lise birincisi olduğumu eklemeden yapamayacağım ama=D )) nerde kalmıştım ha lise hayatımın unutmak istediğim lanetli anıları dünkü sınıf buluşmasıyla başarılı bir şekilde tarihe gömüldü. Lise arkadaşlarımla bi iftar yaptık :) ki ben berbat bi ruh haliyle aynı zamanda da hastalıklı ve bitkin olduğum halde istisnasız herkesin değişimimden müthiş etkilendiğini fark ettim, hatta o okuldaki popüler hani çalışmayıp dersleri asan, yine de hocaalrın en çok tanıdığı, birlikte esprileştikleri tipler var ya onların bile yanımda ezik hissettiğini gururla fark ettim:))
eveetttt  oldukça belirgin bir şekilde bir ergen  gibi yazdığımın farkındayım, ama olan buydu yani yazmasamıydım:)) ?
neden berbat bir ruh halindeydim?? çünkü buluşma yeri olan kebabçıya varana dek  geçtiğim sokaklardaki nerdeyse tüm insanların bakışları altında ANKARAYA lanetler ederek şortum, desenli çoraplarım, modaya uygun botlarım ve yanına oyuncak zürafam yerleştirilmiş çek çekli küçük BAVULUMLA gözlerim dolu dolu yürümek zorunda kaldım.)evi az önce terk etmiştim!
peki neyse sonra devam ederim..ergen yazılarımla canını sıktıysam olmayan okuyucu af dilemiycem zira 1500 kez ifade ettiğim üzere bu yazılar sadece ve sadece yaşlı BEN için yazılıyor!!



31 Temmuz 2011 Pazar

napoli kadar boktan şehir görmedim.
eyy interrailcılar, napoliden uzak durun,zira az önceki cümlemde her kelime gerçek anlamında kullanıldı..her köşe başında kendilerini sıcaktan kokuyor halde görebilirsiniz.zaten şehre ayak basar basmaz aldığınız o kokuya inanın burnunuz olağanüstü bir şekilde hiçç alışmayacaktır.
Yol sorucak insan bulamazsınız zira yüzünüze değil hiçç utanmadan bacaklarınıza bakarlar.
her köşe sidik,her köşe çöp,her köşe keş doludur.
yolda yürürken bir sokak boyunca çöplerin içinde oturan insanların (insan demeye bin şahit))yüzde 80'i laf atar, hepsi keser,kimileri sana bakarak mastürbasyon yapar.
yolda yürürken ayağına kirli bi külot dolanma olasılığı yüzde 70dir.
eee yemek yiyecek yer de bulamazsın ki miden bulanmadan karnını doyurasın..
cık sakın ola ki gitme..

20 Temmuz 2011 Çarşamba

hayatımın en ilginç çıkma teklifini aldım okuyucu.
size daha önceden danıştığım ve sizin de onay verdiğiniz gibi(( yalan söylüyorum,kimsenin okuduğundan bile şüpheliyim.))) okulun ayarlamasıyla italyaya romaya geldim.apartman dairelerrimize yerleştik falan.neyse zaten okumadığınızdan ayrıntı falan vermiycm. bugün aldım elime roma kitabımı sırt çantamı fotoğraf makinemi,bir yürüyüş rotası blirledim,gezdim tüm gün tek başıma.bikaç gündür insanlarla dolaşıyordum ama, onun fotoğrafını çek,bunun fotoğrafını çek bıktım, bi de dün birlikte dolaştığımız kızlardan biri de bana en az 150 fotoğrafını çektirdiğinden bugün okul çıkışı direk kaçtım,tek başıma attım kendimi romanın dar sokaklarına:) derken bi ara kayboluverdim ,elimdeki krokiden yok oldum falan. bildiğin yuppi diyip bu durumun zevkini çıkarta çıkarta, oo piti piti yapa yapa ilerlerken bir italyan erkeği:)) gelip yardıma ihtiyacım olup olmadığını sordu,hayır dedim bittabi:) gitmedi, nereli olduğumu,burada ne kadar alacağımı falan sormayya başladı bi de sürekli konuşmak istemiosan önemli değil,yanlış anlama falan diyor,cevap verdim falan bildiğin adımı yaşımı falan sordu,nüfus memurluğundan geçti yani, birden kusura bakma çok hoş bi kızsın seni gördüğüm ilk andan itibaren etkilendim konuşmak istedimden çıkıverip boyfriendin varmıya dayanınca olay zaten bu durumu garipsemiş olan ben iyice afalladım, e tabiki si si diye atıldım var bnm boyfriendim:)) nerden bilsin yok baharsamın bir boyfriendi yok, baharsamın bu garipliğiyle asla olmadı ve  olmıycak:)) neyse görüşelim ister misin falan dedi,,duraksadım olmaz dedim, özür diledi tekrar.bitti gitti. buralarda hem giyiniş tarzımla hem yüzümle falan çok farklı duruyorum sanırım, zira yürürken cidden kendimi blendax kızı gibi hissediyorum:)) böyle kafalar ve bakışlar bana çevriliyo:)) tmm abarttım ama doğruluk payı var:) so, buraya mı taşınsam?

24 Haziran 2011 Cuma

Az önce  doğup büyüdüğüm evin bu yıl bir otele dönüştürüldüğünü tesadüf eseri öğrendim.
http://www.grandani.net/
Doğu Anadolu turlarına bakıyordum. ve gördüm,haritadan defalarca kontrol ettim, yanıldığımı düşündüm, yıllardır gitmedim, kesin yanlış hatırlıyorum dedim ama hayır işte değil,
Atatürk ilkokulunun karşısındaydı bizim evimiz, aynı otelin sitesindeki krokideki gibi.
^^evin önündeki kaldırım taşları rengarenkti. tüm sokak gri kaldırım taşlarıyla kaplıyken bizim evin önü bozuyordu gri diziyi ve sonra tekrar başlıyordu sıkıcı kısım.^^
bi de ev sahibimiz vardı, şişman başı örtülü,, aynı  otelin açılışındaki kurdeleyi kesen kadın gibi.

20 Haziran 2011 Pazartesi

Pasaportumu yeniletecektim.Biometrik fotoğraflı olması lazımmış artık falan filan.
Babamla emniyete gittik.
Gecikmişiz pasaporta başvuramayınca  yan taraftaki  Koçtaşı gezelim dedik.
^^Babam elektrik mühendisiydi, şimdi emekli.^^
aydınlatma kısmında dolaşıp durduk =DD Gerekli gereksiz bir sürü ampul aldık.Kablolara baktık.Avizelere.Işıklı figürlere.
Babam sürekli poşet poşet ampul alır.Ben de evdeki avizelere  - şöyle kocaman 10-15 ampulle ışıldayan dizi dizi parlak kesimli kristalli avizeler.- ampuller takar çıkarır,bazen patlatır,ya da düşürüp kırardım. Meğer bunlar hiç de ucuz değilmiş, babam eski mesleğine olan bir özlemle ampul alıp dururmuş.
Bu keşfim beni şaşırttı ve biraz üzdü.
Zaman geçiyor ey okuyucu.Hem de çok hızlı.

6 Haziran 2011 Pazartesi

Neden tatile girer girmez yaptığım ilk şey hababam sınıfı'nı izlemek oldu? =DD=DD

4 Haziran 2011 Cumartesi

Tekrar !Ne dersin!'i hatırlayalım.Beynimize kazıyalım di mi? :P

!!bu kayıt şubatın başında yazılmıştır.!!

Dışarda kar yağıyor ,saat sabahın 4'ü ve nedense böyle bir liste yapmak geldi içimden..buyrun:)






  • İtalyanca öğrenmek istiyorumm.



 
  •  İnterrail ile Avrupa'yı dolşmak istiyorum.Ama öyle sabahtan akşama topukların sızıdan ölene kadar yaptığın müze koşuşturmaları değil,,parklarında,varoşlarında dolanmak,her yerden insanlarla tanışmak,bambaşka hayatları izlemek,pahalı otellerden uzakta tanımadığım insanlarla aynı hostil odasını paylaşmak istiyorum..Bu yolculuğu tek başıma yapacak cesareti asla kaybetmemek istiyorum..
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  • Artık 18'e basmak istiyorummmm!!!
 
  • Ehliyetime kavuşmak,"İstanbul'da araba mı kullanıcaksın sen" diyen tümm kötü insanlara havalı bir cevap vermek istiyorum.Uzun yola tek başıma arabamla çıkmak,güneş doğarken araba kullanıyor olmak,o sırada johnny cash'den hey porter dinlemek,akşamları candan erçetin'in son albümünü baştan sona defalarca dinlerken o herkesin şikayet ettiği istanbul trafiğinde sıkışıp kalmak ,eve bir türlü varamamak istiyorumm.

  • Her ay d&r ın internet sitesinden aldığım 5-6 kitap toplamda da yüzlerce kitabı artık okumakkk istiyorumm.Aslında oradaki tümm kitapları okumak istiyorumm..
  • Yepyeni müzikler keşfetmekk,iphonedaki tümm müzikleri silip yepyeni bir liste oluşturmak istiyorumm.
  • Dağlara çıkmak,tırmanmakk,,bir haftasonu abant'da trekking yapmak istiyorumm. 
  • Tüm petshopları kapatmak  istiyorumm, sırf para kazanmak için para eden türlerin çoğaltılıp diğer tüm zavallı sokak hayvanlarının görmezden gelinmesine ve bu ticaretin en büyük sebebi bu türleri talep eden güya hayvansever sahiplere selamlarımı (!!!) yollamak istiyorumm hem de en ağırından.
  • Artık daha düzenli olmak istiyorumm.Her haftada bir yaptığım genel oda temizliğine gerek olmasın odam dağılmasın..
  • Şu sivilcelerimden kurtulmak istiyorumm.
  • Tekrar spor yapmaya başlamak ve asla ve asla bırakmamak istiyorum. Kulağımdan çıkamayacak kulaklıklar alıp koşmak koşmak koşmak istiyorumm..

  • Kafama estiği her an google a "vacation rental" yazıp gözüm kapalı bir ülke bir eyalet bir kasaba seçip oraya ertesi sabah gitmek, istediğim kadar kalmak istiyorum..


  • Her sabah aynadaki yüz ne kadar muşmula olursa olsun gülümsemek istiyorumm.




  • Bir ara bir kafe işletip,bu iş nasıl olurmuş göstermek güzelim mekanları mahveden tüm kafe sahiplerine ders vermek istiyorum...



  • Her gün hiç tanımadığım insanlarla sohbetler etmek,asansörde bir yabancıyla geçen o sepsessiz 30 sn yi güzel bir yolculuğa(!) çevirmek,bir günü en az bir yeni arkadaş edinmeden bitirmemek istiyorumm.

  • Sabahları saçımı açık bırakabilmek için 1 ton saç köpüğü harcamamak,diğer normal insanlar gibi sadece 2 dk da düzeltip çıkabilmek istiyorumm.





  • İyi bir arkadaş sıfatına layık olmak istiyorum,insanlar beni görünce ya da hatırlayınca mutlu olsunlarrrrr 








  • Asla ve asla geliceğini söylese bile birine tiyatro bileti almamak hatta insanlara bunu teklif dahi etmemek istiyorum..(bundann nefret ediyorumm,hem senin için bilet alıyorumm ki almadan önce soruyorum ya da sen direk alınca bana da al diyorsun ya da aldıktan sonra kabul ediyorsun ve başka birine sormamı engelleyip son gün gelmeyeceğini söylüyorsunn..hepiniz farklı insanlarsınız ama bu sonuncu kazıkla tiyatrro sevdama kesinlikle tek devam ediceğim.al kendi biletini kendin bana da söyleme,,bu arada sonunda vahşet tanrısına bilet buldumm,:)))

  • Birkaç tane kedim olsun
          birkaç tane köpeğim olsunn,hepsi arkadaş olsunn,,sabahları yürüyüşlere çıkalımm,arabaya doluşup gezelim,hepsi pencereden dışarıyı izlesinle istiyorummm 
  •  Dikmen Vadisi'ni sonbahar'da onlarca kez daha görmek istiyorummm.
  • Daha deli kayak yapmak,daha zor pistler bulmak,her düşüşümde daha çok kahkaha atmak istiyorumm.

  • Gerektiği zaman küfredebilmek istiyorumm.Zira havalı arabasına atlamış yeniyetme çocukların yol sormak bahanesiyle dalga geçmeleri((turist olduğumuz ve o civarı bilmediğimiz aşikar)) en sonunda bir şişe suyu üstümüze boşaltmaları üstüne söylediğimiz tek şey stupidd olmasınn istiyorumm 

  • Leylak zamanı Kars'a gitmek,boyu boyumu geçen çiçek tarlalarında kaybolmak istiyorummm.



  • Motorsikletimle ege'yi dolaşmak istiyorumm(( evet okuyucu bir motorsikletim var,ama yazlıkta çanakkale'de ve ehliyetim yok trafiğe çıkamıyorumm.()))
  • Candan Erçetin'in konserinde ağlamamak, en hareketli 9-8lik şarkılar çalarken burnumu sürekli silmek zorunda kalmamak istiyorumm..Evet candan erçetinin en büyük hayranıyım ama bu kadarı çok fazla de mi??herkes deli olduğumu sanmıştı.))
  • Bir ara snowboard da öğrenmek istiyorum..
  •  Dünyada marshall ve lily gibi bir çift var mı bilmek istiyorumm.
  • The Holiday,A christmas carol( jim carrey),Pursuit of happYness, Parfume, The brest fortress gibi imdb de düşük kalbimde büyük yerleri olan filmler izleemk istiyorum.
  • Milyonlarca kaliteli kısa film izlemek,kısa film senaroları yazmak istiyorumm
  • Daha anlaşılır daha dinlenir konuşmak,bir daha asla 'anlamadım' kelimesini duymamak istiyorummm.
  • Hastam olmadığı halde,hastalanmadığım halde hastaneye gitmek rasgele birini ziyaret etmek,mutlu etmek,mutlu olmak istiyorumm
  • Fotoğrafçılık sanatını öğrenmek,boynumda her an dünyanın en güzel fotolarını yakalamak için en iyisinden bir makinayla dolaşmak istiyorumm.
  • Daha derin,daha temiz nefesler almak istiyorumm

  • Engelliler için çok önemli şeyler yapmakk,işitme dili öğrenmek,öğretmek istiyorummm




  • Birkaç yıl Amerika'nın bambaşka yerlerinde yaşamak istiyorumm..
  •  Plajda gün batarken dinleyebileceğim o muhteşem şarkıyı bulmak istiyorumm








  • vejetaryen yemek kültürünü türkiyemizde yaymakk,bir yere gittiğimde salata ya da makarna yerine kocaman bir veji menüyle karşılaşmak istiyorumm





  • Bisiklete binmek istiyoruumm.Bir gün bir yerde bisikletle manava,fırına gitmek istiyorumm,bunu laf atılır,ilgi çeker korkularından sıyrılıp yapmak hatta ve hatta tatliş bir yazlık elbiseyle şarkı söyleyerek yapmak istiyorumm.



  • Dövme yaptırmak,asla ve asla pişman olmayarak tüm korkaklara ders vermek istiyorumm.



  • Her ayrımcılık,ırkçılık yapan insanlarla karşılaştığımda onları ikna edicek o konuşmayı yapabilmek istiyorum.Üç günlük dünyaa,,







  • kocaman bir yatağım olsun istiyorumm,tüm kedişlerim köpişlerim serilip birlikte yatalım istiyorumm

  •  Allah'a yeniden sımsıcak inanmak istiyorumm

  • Ağaçlara tırmanmakk,meyve toplamakk ,,,orada koluma silip yemek istiyorumm
  • Bambaşka yemek tarifleri öğrenmeyi,bu yemeklerin yeneceği davetler verip arkadaşalrımı çağırmayı istiyorummm.



  • Şöyle paraya kıyıp en lüksünden masaj yaptırmak istiyorummm

  • bu liste bitmezz


peki ben naptım??
  • italyanca dersi aldım, hatta A ile geçtim.)
Yazın italyaya dil okuluna gitmeye karar verdim. San Remo festivalinde sınıfça italyanca şarkı bile söyledikkk..Berbat bir anı okuyucu.s

  • Saçlarım kesildi.Artık sabahları tonlarca köpük ve zaman harcamadan normal insanlar gibi 5 dk'da hazır!! :)) bu kısma çok sevindim.) hepsi, tamamen, önceden salak diye bahsettiğim kuaför SAYESİNDE. 
  • 18 oldum da 19'a vardım bile.) 
  • ehliyet sınavlarını verdim(( direksiyona iki kez giriverdim:p)))) ehliyeti bekliyorum.))
  • roaccutane kullanıyorum..depresyonik modlarla savaşıyorum..yılmadım,yılmıycam sivilceler son nefeslerini vermek üzere.)))
  • interrail hayallerim devam ediyor..param var..cesaretim var..ama küçük hissediyorm..s

  • bu ara eskieri okumadan tekrar d&r ı zengin etmeye başladım.ama yenileri mutlaka okuyorum...final dönemim ya harıl harıl kitap okuyasım geldii.)

  • yeni müzikler demişimm..apocalyptica,guns'n roses,nirvana cdleri aldım.hepsine 30'ar lira baydım.)) nirvana'nın kayıtları çok eski ya..beğenmedim.smells like teens spiriti bile cd'den dinleyemiyorum.yine youtube....bob dylan dinlemeye başladım..sevdim...ilginçtir erkek türk rock şarkıcıları,grupları dinlemeye başladım...kabul çok önyargılıymışım..sevdimm..zaz var bi de...)......başka başka ha bon jovi konserine gidebilitem var..tabi benimle gelecek insan bulabilirsem.....
  • hani yeniden spor yapcğm kulağımdan çıkmayan kulaklık alıcğm demişim ya.) Sarıyer sahilde, apaçilere rağmen müzikle yürüyorumm,,abi ama siktirin gidin(şkl-a) ya bi rahat vermediniz. hepinizi asasım var..korkun.....
  • şekil a: küfredebilmeye başladım mı ki:))
İnandım,, samimi bulmadım, samimi olmadan inanmak istemedimm, inanmadım,, olmadı,,yapamadım,,yeniden inandım,,,,bu döngü düşüncelerin,ağlamaların,delirmelerin eşliğiyle bir dönem sürdü,,,,,inandım..
not: tüm bunlar aslında bendenize yazılmıştır..